Kürşad ve 40 yiğit

Kürşad Kimdir?

Kürşad
Kürşad

Kürşad´ın gerçek ismi Şu tigin´dir.

Kürşad ismini tarihin tozlu sayfalarından Nihal ATSIZ gün yüzüne çıkarmıştır.

H.Nihal ATSIZ
Kürşad´ı gün yüzüne çıkarın yazar H.Nihal ATSIZ

Türk kaynaklarında Kür; Kahraman anlamına gelir. Şad ise hükümdarın oğlu veliaht anlamındadır. Kürşad bu iki isimden türemiştir.

H. Nihal Atsız Kürşad ismini romanında kullanınca Türk kamuoyu bu ismi çok benimsedi.

Kürşad 1936 yılında Nihal Atsız tarafından “Bozkurtların Ölümü” adlı romana konu olmuşdur.

Dünyayı titreten Türklerden Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazinin hayatı için linki tıklayınız.https://www.iyiogretmen.com/osman-gazi-1281-1326/tarih/

Türkleri nasıl yeneceklerinin planının yapan Çinliler bu işe gece gündüz kafa yordular.

Çinli tarihçi Tu Yu kaleminden o günlere bakarsak olayları daha iyi anlayabiliriz.

Çinliler ve Türkler orta Asya´nın iki önemli milletiydi. Çinliler Türklere karşı koymak için çok çeşitli yollar denediler.

Çinliler savaştılar olmadı,Çin seddi yaptılar olmadı, bizi içten yıkmak için bizim adet gelenek ve görenekleri öğrenmek için uğraştılar.

Tu Yu Kürşad ve Türkleri öğrenmek için Türklerle olan konuşmalarını şöyle anlatır.

Türklerin kökeni sorduğunuzda hepsi istisnasız Gök yüzüne bakıp biz oradan geldik derlerdi.

KÜRŞAD
KÜRŞAD

Kürşad´ın ailesi ve olaylar,kurt başlı bayrak

Kürşad´ın dedesi ve Çin hayranı Kiymin kağan´dır. Çinli bir prensesle evlenmiş Çin adetlerini benimsemişti.

Çinlilerin sarayına benzer bir saray yaptırdı. Ama 1 yıl sonra Kürşad´ın dedesi öldü.

Yerine Kürşad´ın babası Şipi Kağan hükümdar oldu. Çinli üvey anneyi göndermek istedi. Fakat Türk töresi gereği bu kadınla nikahlandı.

Kürşad´ın annesinin adı Ulu Hatun´dur.

Kürşad ismi ve kurt başlı bayrak sembolünün kökeni;

Kürşad ve Kurt
Kürşad ve Kurt

Efsaneye göre Çinliler Türkleri ortadan kaldırmak için bir plan kurdu. Bir baskınla tüm Türkleri öldürdüler.

Sağ kalan bir erkek 10 yaşında bir çocuğun kollarını ve bacaklarını kesip işkence ettiler.

Bu çocuğu ölür diye bataklığa attılar, ona bir dişi kurt yardım etti. Bu dişi kurtla evlendiler.

Türkler bu kurttan türediği söylenir. Aslında kurt özgürlüğüne düşkündür.

Türkler kendilerini kurtla özdeşleştirmişlerdir.

Kürşad´da bağımsızlık için Çin sarayını bastığında kurt başlı bayrak açmıştır.

Kürşad

Şipi Kağan ve oğlu Şu tigin “Kürşad”

Çinlilerin Türk vatanında olması hatta Türk otağında olmaları Türklere çok zarar veriyordu.

Ulu Hatun Kürşad´ı tam bir Türk olarak yetiştirmek için çok çabaladı.

Kürşad altı yaşındayken annesi ona Türk eri saçını kesmez, örüp bağlamaz.

Türk Çin ipeği giymez. Eri erlikten Türk´ü Türklükten eder diyerek oğlu Kürşad´ı hazırlıyordu.

Şipi Kağan´ın vefatı ve Türklerin esareti

Kürşad’ın babası üvey annesi olan Çin prensesi tarafından 621’de zehirlenerek öldürülünce babasının yerine Kara Kağan hükümdar oldu.

Kara Kağan Çinlilerle yapılan savaşta yenilince ikisi de Çinlilere esir düşerler.

Bu dönemde Göktürkler hem Çin’le hem de aynı soydan oldukları Sırtarduş Bayurku, Dokuz Oğuz ve Uygurlarla savaşıyorlardı.

Kürşad

Üstüne üstlük il Kağan dirayetsiz ve beceriksiz bir devlet adamıydı.

O yıl çıkan kuraklık ve yokluğun ardından Çinliler bu durumu fırsat bilerek Türklere saldırdılar. il Kağan savaştan sonra esirken hayatını kaybeder.

Türkler ve Kürşad Çin´e esir düşer.

Çin Türkleri orduda subay olarak görevlendirir.

Türkleri belli bir yerde kontrol altında tutarlar.

Kürşad´ın Destansı Baskını

Yenilginin ardından Çinlilerle anlaşmalı olan Göktürk prensi “Sirba” devletin başına geçirilir.

Fakat Kürşad ve Türk önderleri esareti ve yurtlarını kaybetmeyi kabullenemezler.

Yapılan plana göre Çin hükümdarı (Tai Sung) kaçırılacak ve fidye olarak yurtları ve sarayda tutsak olan Türk önderlerin serbestisi istenecekti.

Her akşam tebdili kıyafet şehri dolaşan hükümdar o gece sarayda kalmayı tercih etmiştir.

Kürşad ve Kurt

Delice yağan yağmura rağmen Kürşad ve kırk askeri davalarından vazgeçmez ve saraya saldırırlar.

Öyle bir savaş çıkmıştır ki adeta gök bir çığ gibi Çinli askerlerin üzerine çökmüştür.

Yüzlerce Çinli asker ölürken Kürşad ve askerleri savaşmaya devam ederler.

Askerleri kan kaybetmeye başlayınca Çin sarayından alınan atlarla Kürşad ve askerleri yurtlarına çekilmeye çalışırlar.

Fakat Vey Irmağı askerlere geçit vermez. Ölmekten başka çare kalmamıştır.

İşte Kürşad ve kırk çerisi o gece pusatları (kılıç) yere düşene kadar savaşırlar.

Onurları ile can verirler. Çin kaynaklarında Kürşad ve çerilerinden övgü ve hayranlıkla bahsedilir.

Bu kanlı savaşın ardından Çinliler öyle korktular ki esir tutulan 100 bin Türk’ü serbest bıraktılar.

Görünüşte savaşı kaybedilmiş gibi gözükse de Kürşad amacına ulaşmıştır.

İlk savaş adeta bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında yaşanır.

Binlerce Çinli savaşçıyla vuruştuktan sonra Kürşad ve on askeri hayatta kalarak kendi ülkelerine (Ötüken) doğru geri çekilirler.

Kürşad

Fakat yağmur öyle şiddetli yağmaktadır ki köprü yıkılmış ve Kürşad’ın bütün yolları kapanmıştır.

Tek çare olarak peşlerinden gelen Çinli savaşçıların üstüne atılarak ölene kadar kahramanca cenk ederler.

Evet Kürşad ve kırk askeri ölmüştür; fakat kaybetmemişlerdir.

Kürşadla ilgili bilgi için https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/kursat-ve-40-cerisi-1386

Çin kaynaklarında da bu kahraman savaşçıdan bahsedilir.

Kürşad ve yiğitlerinin dillerinde tek cümle vardı “Gök girsin kızıl çıksın, gök tanrı sen tanıksın”

Kürşad ve kırk askerinin yaptıkları ihtilalden sonra korkuya kapılan Çinliler, bütün esir Göktürkleri mecburen serbest bırakırlar.

Göktürkler kırküç yıl boyunca dağınık bir şekilde yaşarlar, bazı Göktürk soyluları yeniden devlet kurma girişiminde bulunsalar dahi başarılı olamazlar…

Fakat 682 senesinde Bozkurt başlı sancak tekrar kaldırılır ve Kutluk Şad (İlteriş Kağan) ile Bilge Tonyukuk İkinci Göktürk Devleti’ni Kutluk devletini kurarlar.

Kürşad´ın yaktığı bağımsızlık ateşi başarıya ulaşmıştır.

Türklerin yaptıkları hataları gelecek nesilleri aktarmak için Göktürk kitabeleri dikilir.

Cevap bırakın