Mesneviden hikayeler-3 Dananın sahibi kim?

Dana
Dana

Bir dana bir gün bir adamın evine girer. Ev sahibi danayı yakalayıp hemen keser. Danayı kestikten sonra yüzmeyi bilmeyen adam mahalledeki kasaptan yardım ister.

Kasap kesilen dananın kendi danası olduğunu görür. Dana benimdi, sen nasıl danamı kesersin?

Ev sahibi dana benim duam sonucu Allah tarafından bana gönderildi, dana benimdir.

Onlar anlaşamayınca çözüm olarak Hz. Davut´a gitmeye karar verirler.
Hz. Davut dava sonucu dananın evinde kesen kişinin olduğuna hükmeder.Kasap hükme razı olmaz kimin haklı olduğunu hikayemizden öğreneceğiz.

Dananın sahibi kim?

Hz. Davud zamanında bir adam hep şöyle dua edep dururdu:

“Ya Rabbi bana zahmetsiz, eziyetsiz bir rızık, bir servet ver.

Ben aciz bir adamım, nasıl acizlere rızkını önüne getirirsin. Bana da öyle rızık ver derdi.Zaten benim yalvarmaktan yakarmaktan ve istemekten başka çalşımam yoktur.”

O adam uzun zaman , gündüzleri geceye, geceleri kuşluk vaktine kadar sürekli böyle dua eder dururdu.

Halk bu adama kızar saçma sapan dua etmesine anlam veremezdi. Rızık kazançla olur. Peygamber olmasına rağmen Hz. Davut bile çalışıyor.

Zırh yapıp çalışıyor bu adama ne oluyorki diyor onu kınıyorlardı.

Bazen birisi onu alaya alıp” haydi koş, al! Rızkın ulaştı, müjdeci geldi!” demekte bazısı da “Sana gelen rızıktan bize hediye ver” diye alay ediyordu.

Yıllar böyle geçip gitti. Nihayet bir gün sabahın erken saatlerinde ağlayıp sızlayarak dua okurken, evine bir dana koştu, geldi

Dana bir boynuzuyla kapıyı kırdı ve içeri girdi. Adam danayı boynuzundan yakaladı. Bulduğu iple danayı bağladı.

Dana Allah tarafından bana zahmetsiz rızık olarak gönderildi diyerek hemen danayı kesti.

Fakat iş bilmediğinden danayı nasıl yüzeceğini bilemedi. Mahalledeki kasaba koşup danayı yüzdürmek istedi.

dana yüzme
Dana yüzme

Meğer Dana kasabın elinden kaçan danaymış. Dananın kendi elinden kaçan dana olduğunu görünce kasap adamla tartışmaya başlamış.

Ey karanlıkta danamı çalan adam. Bana bir dana borçlusun. Bu danayı ben götüreceğim. Dana benimdir. Ben kesmek için götürürken elimden kaçtı.

Danayı kesen adam bu benim rızkımdır. Allaha dua ettiğimi sen de duymuşsundur.

Bu sözler üzerine kasap adamın yakasına yapıştı. Yüzüne bir kaç tokat attı. Adamın yakasından tutup Hz.Davut peygamberin huzuruna götürdü.

Kasap böyle saçma dua olmaz, çalışmadan havadan mal kazanılmaz.Kasap “Bana danamı versin ya da hapse girsin dedi.”

Adamsa bu Allahın bana lütfudur ben haklıyım diyordu.

Bu hadise yüzünden şehirde bir karmaşa baş gösterdi. O fakir adam içinden “Ya Rabbi! Bu kulunu rezil etme! Kötülük yaptıysam bile sırrımı halka açma! diye secdeye kapanmaktaydı.

Hz. Davud Dana konusunda şikayetleri dinledi

Davud peygamber, evinden dışarı çıkınca,” Ne var ne oldu diye sordu?” diye sordu.

Davacı dedi ki; ” Ey Allah´ın peygamberi, imdat et! Danam, bu adamın evine girmiş, o da onu kesmiş, Neden benim Danamı kesmiş, sor söylesin?”

Adam dedi ki:

“Ey Davud, yedi yıldır gece gündüz dua etmekte, Allah´tan “Ya Rabbi! zahmetsiz rızık istiyorum” diye niyazda bulunmaktayım.

Bu duamı çevremdeki herkes bilir. Ben duam kabul oldu Allah bana rızık gönderdidiye sevindim.

Buna şükretmek için danayı kestim dedi.

Hz. Davud ben delilsiz hüküm veremem. “Bu dana sana hediye mi? bağış mı? Kendin mi parayla aldın? diye sordu?”

Adam öyle bir ağlayış ağladı ki, hırsız olsa bu kadar feryat etmez diye düşündü. Hz. Davud hüküm vermek için biraz süre istedi.

Hz. Davud ben namaz kılayım, Allahtan doğru hüküm vermek için yardım isteyeyim dedi.

Allah bu işin aslını Hz. Davud´a gösterdi.

Ertesi gün halk ve iki davacı meydanda toplandılar. Davacı aynı taleplerini tekrarladı, birçok ağır sözde söyledi.


Hz. Davud Dana konusunda Hükmünü açıklıyor

Hz. Davud ” Davacıya sus danayı bu müslüman´a helal et deyürü git! Ey gafil, mademki Allah senin sırrını açmadı, onun örtücülüğüne şükret de sus!” dedi.

Dana sahibi, ” Bu nasıl hüküm? Bu nasıl adalet? Bu zulümdür” benzeri bir çok söz söyledi.

Hz. Davud bu sözler üzerine ona dedi ki; “Ey inatçı! Bütün malını mülkünü hemencecik ona bağışla. Yoksa bak, sana söylüyorum, işin fena olur, yaptığın zulüm ve cefa meydana çıkar!”

Dana sahibi Hz. Davud´a “Her an zulmünü artırıp durmaktasın! ” dedi. Hz. Davud´u kınamaya devam etti.

Hz. Davud dana sahibini yanına çağırdı. Sen hala uslanmadın ” Haydi git, çocukların da onun kölesidir, karın da! Artık fazla söylenme!”

Dana sahibi , iki eline taş almış göğsünü döğmekte; bilgisizliğinden, bir oraya bir buraya gidip gelmekteydi.

Halk Hz. Davud´u kınamaya başladı. Dana sahibinin gönlünde sakladığı sırrı bilmiyorlardı ki…

Halk Hz. Davud´a saldırdılar. Bu zulümdür, Bu sana yakışmaz! Bir peygambere adaletsizlik yakışmaz dediler.

Hz. Davud dedi ki;

Dostlar artık herşeyin açığa çıkma vakti geldi.Hepimiz bu dana sahibinin sırrını öğrenelim.

Birlikte bir ağacın altına gediler.Bu adam bir köleydi, efendisini burda öldürmüştür.

Allah onun günahını meydana dökmemişti. Dana bu öldürülen adamın oğlunun evine gitmişti. Bu hak hukuk tanımaz zalim adam bu dana hadisesiyle suçunu meydana çıkardı.

Hz. Davud bir yeri gösterdi. Öldürülen adamın başı ve bıçak aynı yerdedir dedi.Sen adamın başını kesip buraya gömdün bıçakta kafasının yanındadır.

Gösterilen yer kazılınca kafatası ve bıçak bulundu. Adam suçunu itiraf etti.

Hz. Davud adama ” Gel buraya adalet isteyen! Hakkını al!”

Adamı öldürdüğü yerde zalim öldürüldü. Malları o gence verildi. Zalimin yaptığının cezası dünya da verildi.

Bu dünya da nice zalim ve suçlu haklı gibi görünsede birgün hakkettiğini herkes görecektir.

Gönül istiyor o dana sahibi gibi suçlular hemen cezasını çeksin. Ama biz bu hükme herşeyi görmeden razı olamayız.

Kıyamet günü herkes işlediği suçlardan hesaba çekilmeden kurtulamayacak…

Mesnevidenhttps://www.iyiogretmen.com/mesneviden-hikayeler-2-kavuk/mevlana/ hikayeleri okuyabilirsiniz

Cevap bırakın