Mevlana Mesneviden 1 demet

Mevlana Mesnevi kesitler 1 demet

Mesnevi nedir

Klasik doğu edebiyatında, bir şiir tarzının adıdır.

Sözlük anlamıyla “İkişer, ikişerlik” demektir.

Edebiyatta aynı vezinde ve her beyti kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli yazılara Mesnevi adı verilmiştir.

Her beytin aynı vezinde fakat ayrı ayrı kafiyeli olması nedeniyle Mesnevi‘de büyük bir yazma kolaylığı vardır.

Bu nedenle uzun sürecek konular veya hikayeler şiir yoluyla söylenilecekse, kafiye kolaylığı nedeniyle mesnevi tarzı seçilir. Bu suretle şiir, beyit beyit sürüp gider.

Mesnevi her ne kadar doğu şiirinin bir şiir tarzı ise de “Mesnevî” denildiği zaman akla Mevlana Mesnevisi gelir.

Mevlana Mesnevi’yi Çelebi Hüsameddin’in isteği üzerine yazmıştır.

Hüsameddin Çelebi’nin söylediğine göre Mevlana, Mesnevi beyitlerini Meram’da gezerken, otururken, yürürken hatta sema ederken söylermiş, Çelebi Hüsameddin de yazarmış.

Altı defter/cilt ve yaklaşık yirmi dört bin beyit civarında olan Mesnevi’ye hatimeyi (sonucu) Sultan Veled yazmıştır.

Mevlâna 6 büyük cilt olan Mesnevi’sinde, tasavvufî fikir ve düşüncelerini, birbirine ulanmış hikâyeler hâlinde anlatmaktadır.

En güzel Mesnevi öğütleri

Mevlana Mesneviyi  yazarken duygularını insanların daha kolay anlaşılması için hikayeleştirerek anlatmıştır. Burada amacı sözlerinin tüm insanlar tarafından anlaşılmasıdır.

Sözleri çağları aşıp hala tap taze,işte Mesnevi´den örnek öğütler;

Günün adamı olmaya çalışma, hakkın  adamı olmaya çalış. Çünkü gün değişir, hakikat değişmez.

Alçak gönüllü, hor, hakir ol; ululuk taslama! Elinden geldikçe kul ol, sultan olma!

Kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin. Zira bülbül güle, karga çöplüğe götürür.

Herkes eline bir parça alıp baktı ve hakikati bulduğunu sandı…

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci mercan da nedir ?bir sevgiye harcanmazsa bir sevgiliye feda edilmedikten sonra anlamsızdır.

Genişlik, sabırdan doğar. Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç başlamayacaksın! Gerisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.

Ne insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, ne elbiseler gördüm içinde insan yok.

Halka da eğridir ama nihayet kapıda değil mi? Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık, uykusuzluk.

Mevlana Mesnevi öğütler

Yalnızlık Allah’a mahsus her canlı bir eş arar, taşın kalbi yok ama onu bile yosun sarar.

Işık saçmak için önce yanmak gerek. Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Cahilin eziyetlerine sabretmek, ehil olanlara ciladır. Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.

Misafir olan kimse, beraberce götüremeyeceği bir şeye kalbini bağlamaz.

Kuru duayı bırak! Ağaç isteyen tohum eker!

Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan.

Susmak; mana eksikliğinden değil, belki mananın genişliğindendir.

Eğer dua için temiz bir nefesin yoksa temiz gönüllü bir dost bul da ondan dua iste.

Yunus Emre bir gün Mevlana’ya Mesneviyi sen mi yazdın?” diye sorar. O da “Evet!” deyince: “Uzun yazmışsın.

Ben olsam: Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm derdim biterdi.” demiş. Sen de var olarak görünen deriden ibarettir.

Peygamberimiz , ‘Allah’tan cenneti istiyorsan kimseden bir şey isteme. Kimseden bir şey istemezsen ben kefilim, cennete de girersin, Allah’a da ulaşırsın’ dedi.

Mevlana´nın sabırla ilgili sözleri için aşağıdaki link tıklayabilirsiniz. https://www.iyiogretmen.com/mevlana-sabir/mevlana/

Minareden düşenin parçası bulunur, bulunur da; gönülden düşenin parçası bulunmaz.

Yarabbi, nurumuzu kıyamette de arttır, tamamla. Bizi kahredici kötülüklerden kurtar. Nefis çok övülmesi yüzünden Firavun gibi oldu.

Allah, yardım etmek dilerse bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini verir.

Ten elbiseye benzer. Elbiseye yapışıp durma, koş da diken ustayı ara.

Eğriyi kendinde arayan, doğruyu kalbinde bulur.

Ne güzel beydir yoksulun kapısındaki bey; ne kötü yoksuldur beyin kapısındaki yoksul…

Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır.

 Elim senin kuvvet ve kudretinle bağlıydı. Padişah mağlup olana acımaz mı? Mağlup, adeta yok demek değil midir?

Dünya; dedikodu, tartışma ve bahis kuyusudur. Bu kuyuya düşersen sağlam çıkamazsın.

Sabır ilacı, gözlerin perdesini yakar, göğüsleri, gönülleri yarıp açar. Nuru bir su bil, suya yapış, suyu elde ettin mi ateşten korkma! Ateşi su söndürür.

 Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.

İlahi! Biz hiçiz, varlıklarımız dahi yoktur, yokluğu gösteren sensin, varlığı mutlak olan yine sen.

Aşk öyle engin bir denizdir ki ne başlangıcı ne de sonu vardır.

Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir. Unutma, insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.

Bir aşık, hayra şerre bulanabilir. Sen onun hayrına şerrine bakma, himmetine bak! Hiç buğday ektin de arpa verdiğini gördün mü?

Hiç attan eşek sıpası olduğunu gördün mü? Kimin kalbinde kapı açılırsa gönül göğünde yüzlerce güneş görür.

Ey Müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir.

Ey çaresiz aşık! Bir bak bakalım senin değerin ne kadar? Allah’ın zatına yemin olsun ki kötü yılan bile kötü arkadaştan iyidir.

Çünkü kötü yılan, insanın yalnız canını alır. Kötü arkadaşsa insanı cehenneme sürer, orayı adama durak eder.

Aklı başında olan insan, ne dünya  kazandığına mutlu  ve ne de kaybettiği şeye üzüntülü olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun.

Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol. Menzilin yokluk olsun.

İnsanın çömlekten farkı olmamalı, nasıl ki, çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluksa, insanı da ayakta tutanda benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.

Mevlana Mesnevi kesitler 1 demet; Mevlana kimdir?

Mevlana 30 Eylül 1207 yılında Afganistan´da dünyaya gelmiştir. Bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi’nin Belh şehrinde doğmuştur.

Mevlana´nın asıl adı Muhammed olarak bilinmektedir.

İslam dünyasında hürmet belirtmek için önemli kişilerin isimlerinin önünde kullanılan “efendimiz” anlamındaki “mevlana” lakabı, Mevlana Celaleddin Muhammed’le birlikte özel bir isme dönüştü.

Mevlana’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerindendir.

Sağlığında “Bilginlerin Sultânı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahaeddin Veled’tir.

Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.

Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk’ ın rahmetine kavuştu.

Mevlana ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için siteyi aşağıdaki ziyaret edebilirsiniz. http://www.mevlana.gov.tr/TR-78226/mevlana-muzesi.html

Mevlana ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için siteyi aşağıdaki ziyaret edebilirsiniz.https://konyakultur.gov.tr/index.php?route=pages/pages&page_id=32

Mevlana ve Mesnevi kültürümüzün unutulmaz unsurlarından biridir.

Cevap bırakın